Cilt kuruluğuna ne sebep olur ?

Irem

New member
Cilt Kuruluğuna Ne Sebep Olur? Meğer Cildimiz de Bazen “Ben Böyle Çalışmıyorum” Diyebiliyormuş

Geçenlerde aynada yüzüme bakıp “Bu yüz bana mı ait, yoksa hafifçe kurutulmuş bir ekmek kabuğuna mı dönüşüyorum?” diye düşündüm. Özellikle burun kenarları, yanaklar ve ellerde başlayan o gerginlik hissi insanı ister istemez araştırmacı yapıyor. Bir süre sonra insan kendisini dermatoloji forumlarında dedektif gibi buluyor: “Acaba kullandığım sabun mu, hava mı, duş mu, kahve mi, stres mi?”

İşin ilginç tarafı, cilt kuruluğunun tek bir suçlusu yok. Cilt, çevresinden gelen onlarca etkiye aynı anda tepki veren canlı bir bariyer. Su kaybı arttığında, özellikle dış tabakadaki koruyucu yapı yeterince iyi çalışmadığında kuruluk, pullanma, kaşıntı ve çatlama ortaya çıkabiliyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi de kuru cildin temelinde deriden suyun fazla kaybedilmesinin bulunduğunu belirtiyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi

Yani bazen sorun “yeterince krem sürmedim” kadar basitken, bazen de kullanılan ürünlerden yaşam koşullarına veya başka bir cilt problemine kadar uzanabiliyor.

Cildin Kurumasının En Sık Nedeni: Suçlu Bazen Duş Başlığının Ta Kendisi

Uzun ve sıcak duş konusunda yalnız olmadığımı düşünüyorum. İnsan soğuk bir günde banyoya girip “Beş dakika duracağım” diye düşünüyor, ardından hayatının bütün dertlerini sıcak suyun altında çözmeye çalışıyor.

Fakat cilt açısından uzun ve sıcak duş pek romantik bir deneyim değil.

Sıcak su, cildin doğal yağlarının azalmasına katkıda bulunabilir. Özellikle uzun duşlar, sert sabunlar ve yoğun köpüren temizleyiciler cildin koruyucu yağ tabakasını bozabilir. Dermatologlar, kuru ciltte duşun 5-10 dakika civarında tutulmasını ve suyun çok sıcak yerine ılık olmasını öneriyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: “Ne kadar çok köpük, o kadar temizlik” düşüncesi cilt için her zaman geçerli değil.

Cildimiz kirli bir tabak değil. Her duşta gıcır gıcır olması gerekmiyor.

Erkek arkadaş grubunda bu konu açıldığında genellikle daha stratejik bir yaklaşım görüyorum:

“Sabunu değiştir, duşu kısalt, krem sür. Problem çözülür.”

Açıkçası bu yaklaşımın pratik bir tarafı var. Ancak kadın arkadaşların getirdiği başka bir bakış açısı da dikkat çekici:

“Peki bunu ne zamandır yaşıyorsun? Yeni bir ürün mü kullandın? Sadece yüzünde mi, ellerinde de var mı? Kaşınıyor mu?”

İki yaklaşımın aslında birbirini tamamladığını düşünüyorum. Biri çözüm haritası çıkarıyor, diğeri problemin hikâyesini anlamaya çalışıyor. Üstelik bunu cinsiyet klişesine dönüştürmeden söylemek önemli; çevremizdeki insanların bakım alışkanlıkları ve sorun çözme biçimleri cinsiyetten çok kişilik, deneyim ve alışkanlıklarla değişebiliyor.

Soğuk Hava, Kuru Hava ve Evdeki “Sauna Etkisi”

Cilt kuruluğunun klasik üçlüsü: soğuk hava, düşük nem ve ısıtıcılar.

Dışarıda soğuk ve kuru hava, içeride kalorifer veya klima… Cilt iki farklı ortam arasında mekik dokurken nem kaybı artabiliyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi, düşük nemin ve özellikle kış aylarında iç ortam ısısının kuru cilde katkıda bulunabileceğini belirtiyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi+1

Bu yüzden kış aylarında “Benim cildim neden bir anda değişti?” sorusu oldukça anlaşılır.

Üstelik yalnızca yüz değil; eller, dirsekler, dizler ve bacaklar da etkilenebilir.

Ofiste kaloriferin yanında oturan biriyle bütün gün dışarıda çalışan birinin cilt deneyiminin aynı olmaması da bundan. Kuaför, hemşire, temizlik çalışanı, aşçı veya ellerini sık sık suya sokan başka meslek gruplarında cildin koruyucu tabakası daha fazla zorlanabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi

Burada forumun klasik sorusu geliyor:

“Benim ellerim neden sürekli çatlıyor, halbuki her gün krem sürüyorum?”

Belki mesele yalnızca krem değildir. Gün boyunca defalarca el yıkamak, temizlik ürünlerine maruz kalmak ve ardından soğuk havaya çıkmak, cildin toparlanmasına fırsat bırakmayabilir.

Sabun Masum mu, Değil mi?

Sabun konusunda küçük bir yanlış anlaşılma var.

Sabun kötü değildir. Ancak her cilt aynı ürünü aynı şekilde tolere etmez.

Özellikle kuru veya hassas ciltte güçlü temizleyiciler, parfümlü ürünler ve sert formüller tahrişi artırabilir. NHS de sıradan sabunların, şampuanların ve duş jellerinin kuru veya kaşıntılı cildi daha fazla kurutabileceğini belirtiyor. nhs.uk

Bu nedenle “ürün ne kadar pahalıysa o kadar iyidir” yaklaşımı da pek sağlam bir strateji değil.

Bazen sade, parfümsüz ve nazik bir temizleyici; onlarca aktif içerikten oluşan gösterişli bir üründen daha mantıklı olabilir.

Cildinizin gerçekten ihtiyacı olan şey nedir?

Parlak ambalaj mı, yoksa daha az tahriş mi?

Nemlendirici Sürüyorum Ama Cildim Hâlâ Kuruyor: Nasıl Olabilir?

Forumlarda en sık karşılaşılan sorulardan biri bu.

“Günde iki kere nemlendirici sürüyorum ama yine de kuruyorum.”

Burada birkaç ihtimal var.

Birincisi, kullanılan ürün cildin ihtiyacına uygun olmayabilir. İkincisi, çok az miktarda uygulanıyor olabilir. Üçüncüsü, uygulama zamanı önem taşıyabilir.

Dermatologların önerilerinde özellikle krem ve merhemlerin, hafif losyonlara kıyasla çok kuru ciltte daha etkili olabileceği belirtiliyor. Nemlendiricinin banyo veya yıkama sonrasında cilt hâlâ hafif nemliyken uygulanması da suyun ciltte tutulmasına yardımcı olabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi+1

Nemlendiricide gliserin, hyalüronik asit, dimetikon, mineral yağ, petrolatum, shea yağı veya bazı durumlarda üre gibi bileşenlerle karşılaşabilirsiniz. Ancak içerik listesinde bir madde görmek, o ürünün herkes için uygun olduğu anlamına gelmez. Dermatologlar da kişiye göre farklı nemlendirici seçenekleri gerekebileceğini belirtiyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi+1